Mide kanaması neden olur? Bu soru özellikle mide ağrısı, siyah dışkı, kanlı kusma veya uzun süredir devam eden mide problemleri yaşayan kişiler tarafından sık araştırılır. Mide kanaması; mide ülseri, gastrit, Helicobacter pylori enfeksiyonu, bazı ilaçların uzun süre kullanılması ve üst sindirim sistemini etkileyen farklı hastalıklara bağlı olarak ortaya çıkabilir.
“Mide kanaması” ifadesi günlük kullanımda oldukça yaygın olsa da kanamanın kaynağı her zaman yalnızca mide olmayabilir. Yemek borusu, mide veya onikiparmak bağırsağından kaynaklanan üst gastrointestinal sistem kanamaları benzer belirtiler oluşturabilir.
Kanamanın şiddeti kişiden kişiye değişir. Bazı hastalarda kanlı kusma veya siyah dışkı gibi belirgin belirtiler ortaya çıkarken bazı kişilerde kanama daha yavaş ilerleyebilir. Böyle durumlarda halsizlik, baş dönmesi, çarpıntı ve kansızlık gibi daha dolaylı belirtiler görülebilir.
Bu nedenle mide kanaması neden olur sorusuna yalnızca görülen belirtilere bakılarak kesin yanıt vermek mümkün değildir. Kanamanın kaynağının belirlenmesi için hekim değerlendirmesi, laboratuvar testleri, endoskopi ve gerekli durumlarda radyolojik görüntüleme yöntemlerinden yararlanılabilir.
Mide kanaması, mide veya üst gastrointestinal sistem içerisindeki damarların çeşitli nedenlerle zarar görmesi sonucunda kanın sindirim kanalına geçmesiyle ortaya çıkabilir.
Kanama bazen küçük miktarda ve uzun süreli olabilir. Bu durumda kişi belirgin bir kanama fark etmeyebilir ancak zaman içerisinde demir eksikliği ve kansızlık gelişebilir.
Daha yoğun kanamalarda ise tablo çok daha hızlı ilerleyebilir. Tansiyon düşüklüğü, nabız hızlanması, baş dönmesi ve bayılma meydana gelebilir.
Mide kanamasının altında yatan nedenin belirlenmesi tedavi planı açısından önemlidir. Çünkü ülser kaynaklı bir kanama ile damar kaynaklı bir kanamanın değerlendirme ve tedavi yaklaşımı aynı değildir.
Mide kanaması neden olur sorusunun tek bir cevabı bulunmaz. Mide ve üst sindirim sisteminde kanamaya yol açabilecek birçok farklı durum vardır.
En sık karşılaşılan nedenler arasında peptik ülserler bulunur. Bunun yanında gastrit, Helicobacter pylori enfeksiyonu, bazı ağrı kesici ilaçların uzun süre kullanılması, özofagus varisleri, pıhtılaşma bozuklukları ve damar anomalileri de kanamaya neden olabilir.
Mide kanaması neden olur denildiğinde öncelikle şu durumlar değerlendirilir:
Bu nedenlerden herhangi birinin bulunması kişinin mutlaka kanama yaşayacağı anlamına gelmez. Ancak mevcut belirtilerin nedeninin belirlenmesi için ayrıntılı değerlendirme gerekebilir.
Peptik ülser, mide veya onikiparmak bağırsağının iç yüzeyinde meydana gelen yaralardır. Bu yaralar zaman içerisinde derinleşerek çevrede bulunan kan damarlarına ulaşabilir.
Damarın zarar görmesiyle sindirim sistemi içerisine kanama meydana gelebilir.
Ülser gelişiminde Helicobacter pylori enfeksiyonu ile bazı ağrı kesici ilaçların uzun süre veya kontrolsüz kullanımı önemli risk faktörleri arasında yer alır.
Gastrit, mide mukozasının iltihaplanması veya tahriş olmasıdır. Mide iç yüzeyinin koruyucu yapısı zarar gördüğünde yüzeysel kanamalar oluşabilir.
Bazı hastalarda gastrit yalnızca yanma, şişkinlik veya mide ağrısı ile kendini gösterirken bazı vakalarda gastrointestinal sistem kanamasına yol açabilir.
Bu nedenle uzun süredir devam eden mide şikâyetlerinin özellikle ek belirtiler varsa değerlendirilmesi önemlidir.
Helicobacter pylori, mide mukozasına yerleşebilen bir bakteridir. Uzun süre devam eden enfeksiyon mide iç yüzeyinde inflamasyona neden olabilir ve peptik ülser gelişimine zemin hazırlayabilir.
Ülser damar yapılarına kadar ilerlediğinde kanama görülebilir.
Bu nedenle tekrarlayan ülser veya mide problemleri bulunan kişilerde Helicobacter pylori enfeksiyonu doktor tarafından araştırılabilir.
Bazı ağrı kesici ve antiinflamatuvar ilaçlar mide mukozasını koruyan mekanizmaları etkileyebilir. Özellikle bu ilaçların uzun süreli veya yüksek dozda kullanılması gastrit ve ülser gelişme riskini artırabilir.
Kan sulandırıcı ilaç kullanan kişilerde mevcut bir lezyondan meydana gelen kanamanın daha ciddi hale gelme ihtimali de bulunabilir.
Ancak düzenli kullanılan herhangi bir ilacın doktor önerisi olmadan bırakılması doğru değildir. Mide şikâyetleri ortaya çıktığında kullanılan tüm ilaçların hekime bildirilmesi gerekir.
Evet. Yemek borusunda bulunan toplardamarların genişlemesi özofagus varisleri olarak adlandırılır.
Bu damarlar özellikle portal hipertansiyon ve bazı kronik karaciğer hastalıkları bulunan kişilerde genişleyebilir. Damarların yırtılması durumunda ciddi gastrointestinal sistem kanaması gelişebilir.
Varis kanaması hızlı ve yoğun olabileceğinden acil tıbbi değerlendirme gerektirebilir.
Bu nedenle mide kanaması neden olur araştırılırken yalnızca mide hastalıkları değil, yemek borusu ve diğer üst gastrointestinal sistem yapıları da değerlendirilmelidir.
Mide kanamasının belirtileri kanamanın miktarına, hızına ve kaynağına göre değişebilir.
En sık dikkat çeken belirtiler arasında şunlar bulunur:
Kanama hızlı gerçekleşiyorsa belirtiler kısa süre içerisinde daha belirgin hale gelebilir. Yavaş kanamalarda ise belirtiler haftalar veya aylar içerisinde ortaya çıkabilir.
| Kanamanın Durumu | Görülebilecek Belirtiler |
|---|---|
| Yavaş kanama | Halsizlik, yorgunluk, solukluk, kansızlık |
| Orta düzey kanama | Baş dönmesi, çarpıntı, siyah dışkı |
| Belirgin kanama | Kahve telvesi görünümünde kusma, yoğun halsizlik |
| Şiddetli kanama | Kanlı kusma, tansiyon düşmesi, bayılma, bilinç değişikliği |
Bu tablo yalnızca genel bilgilendirme amaçlıdır. Belirtilerin şiddeti her kişide aynı olmayabilir.
Mide kanamasının en dikkat çekici bulgularından biri kusmukta kan görülmesidir.
Aktif ve yoğun kanamada kan parlak kırmızı renkte görülebilir. Mide içerisinde bir süre kalan kan ise mide asidiyle temas ettikten sonra kahve telvesine benzeyen koyu bir görünüm kazanabilir.
Üst gastrointestinal sistem kanamasının bir diğer önemli bulgusu siyah ve katranımsı dışkıdır.
Ancak her kanama bu kadar belirgin değildir. Yavaş devam eden kanamalarda ilk bulgu kansızlık olabilir.
Kişide:
ortaya çıkabilir.
Bu nedenle mide kanaması neden olur sorusuyla birlikte kanamanın nasıl anlaşılabileceğinin de değerlendirilmesi gerekir.
Üst gastrointestinal sistem kanamasında dışkı genellikle siyah, yapışkan ve katranımsı bir görünüm alabilir. Bu durum tıpta melena olarak adlandırılır.
Kan sindirim sistemi içerisinde ilerlerken çeşitli değişikliklere uğradığı için dışkının rengi koyulaşabilir.
Ancak her siyah dışkı mide kanaması anlamına gelmez. Demir preparatları, bazı ilaçlar ve bazı besinler de dışkı renginin koyulaşmasına neden olabilir.
Bu nedenle özellikle siyah dışkıya halsizlik, baş dönmesi veya mide şikâyeti eşlik ediyorsa nedeninin tıbbi olarak değerlendirilmesi gerekir.
Üst gastrointestinal kanamada kusmuk içerisinde parlak kırmızı kan görülebileceği gibi kahve telvesini andıran koyu parçacıklar da bulunabilir.
Kahve telvesi görünümü kanın mide asidiyle bir süre temas ettiğini düşündürebilir.
Kanlı kusma acil değerlendirme gerektirebilecek bir belirtidir.
Her mide kanamasında ağrı görülmez.
Mide veya onikiparmak bağırsağı ülseri bulunan kişilerde üst karın bölgesinde yanma veya ağrı görülebilir. Gastritte de mide bölgesinde rahatsızlık ve yanma meydana gelebilir.
Ancak damar kaynaklı bazı kanamalar ağrı olmadan ortaya çıkabilir.
Bu nedenle mide ağrısının olmaması gastrointestinal kanamayı tamamen dışlamaz.
Mide kanaması neden olur sorusunu değerlendirirken kişide bulunan risk faktörlerine de bakılır.
Gastrointestinal kanama açısından riski artırabilecek bazı durumlar şunlardır:
Risk faktörü bulunması kesin olarak kanama gelişeceği anlamına gelmez.
Mide kanaması şüphesinde tanı süreci kişinin genel durumunun değerlendirilmesiyle başlar.
Doktor öncelikle:
değerlendirir.
Ardından laboratuvar testleri ve gerekli incelemeler planlanabilir.
Kan testlerinde hemoglobin ve hematokrit başta olmak üzere çeşitli parametreler incelenebilir.
Bunun yanında pıhtılaşma testleri, böbrek fonksiyonları ve hastanın klinik durumuna göre farklı laboratuvar değerleri değerlendirilebilir.
Üst gastrointestinal sistem kanamalarında endoskopi en önemli değerlendirme yöntemlerinden biridir.
Endoskopi ile:
doğrudan görüntülenebilir.
Kanamanın kaynağı görülebilir ve uygun vakalarda aynı işlem sırasında tedavi uygulanabilir.
Her mide kanaması şüphesinde radyolojik görüntüleme gerekli değildir.
Kullanılacak yöntem hastanın genel durumu, endoskopi bulguları ve kanamanın devam edip etmediğine göre belirlenebilir.
Bazı vakalarda bilgisayarlı tomografi, BT anjiyografi veya girişimsel anjiyografik yöntemler kullanılabilir.
Bilgisayarlı tomografi karın içindeki organların ayrıntılı olarak değerlendirilmesine yardımcı olabilir.
Kanamayla birlikte farklı bir karın içi hastalıktan şüphelenildiğinde veya kanamanın nedeni başka yöntemlerle belirlenemediğinde BT incelemesi gündeme gelebilir.
BT anjiyografi damar yapılarını ve aktif kanamanın oluşturabileceği kontrast madde kaçağını gösterebilir.
Aktif gastrointestinal sistem kanamalarında seçilmiş hastalarda kanama odağının belirlenmesine yardımcı olabilir.
Girişimsel anjiyografi bazı durumlarda hem tanı hem de tedavi amacıyla kullanılabilir.
Kanayan damarın belirlenmesinden sonra uygun hastalarda embolizasyon gibi girişimsel yöntemlerle kanamanın kontrol altına alınması mümkün olabilir.
Tanı süreci genel olarak şu şekilde ilerleyebilir:
Belirtilerin ortaya çıkması
↓
Hekim değerlendirmesi
↓
Vital bulgular ve kan testleri
↓
Endoskopik değerlendirme
↓
Gerekirse BT veya BT anjiyografi
↓
Kanama kaynağının belirlenmesi
↓
Tedavi planlaması
Her hastada bu aşamaların tamamı uygulanmaz. Hangi incelemelerin gerekli olduğuna klinik değerlendirme sonucunda karar verilir.
Mide kanaması neden olur kadar önemli bir diğer soru da kanamanın ne kadar tehlikeli olduğudur.
Kanamanın oluşturduğu risk kanamanın miktarına, hızına ve hastanın genel sağlık durumuna bağlıdır.
Yavaş ilerleyen küçük kanamalar zaman içerisinde kansızlığa neden olabilir.
Yoğun kanamalarda ise kısa sürede önemli miktarda kan kaybı meydana gelebilir. Bunun sonucunda:
gibi ciddi tablolar oluşabilir.
Şu belirtiler varsa rutin kontrol beklenmemelidir:
Özellikle kanlı kusma ve bayılma gibi belirtiler aktif ve ciddi kan kaybıyla ilişkili olabilir.
Tedavi kanamanın nedenine ve hastanın genel durumuna göre planlanır.
İlk aşamada hastanın dolaşım durumunun stabil hale getirilmesi amaçlanabilir. Gerekli durumlarda damar yoluyla sıvı tedavisi veya kan ürünleri uygulanabilir.
Kanama kaynağı belirlendikten sonra nedene yönelik tedavi uygulanır.
Ülser kaynaklı bazı kanamalarda endoskopik yöntemlerden yararlanılabilir.
Helicobacter pylori saptanmışsa enfeksiyona yönelik medikal tedavi planlanabilir.
Damar kaynaklı kanamalarda endoskopik veya girişimsel radyolojik yöntemler kullanılabilir.
Mide kanamasının tekrarlama ihtimali altta yatan nedene bağlıdır.
Ülserin yeterince tedavi edilmemesi, Helicobacter pylori enfeksiyonunun devam etmesi veya bazı ilaçların kontrolsüz şekilde kullanılmaya devam edilmesi tekrar kanama riskini artırabilir.
Bu nedenle yalnızca mevcut kanamanın kontrol edilmesi değil, mide kanaması neden olur sorusunun doğru şekilde cevaplanması da önemlidir.
Kanamaya yol açan neden belirlenmeden yalnızca belirtilerin ortadan kalkmasına odaklanılması yeterli olmayabilir.
Her mide kanamasının önlenmesi mümkün değildir. Ancak bazı risk faktörlerinin azaltılması mide ve sindirim sistemi sağlığının korunmasına yardımcı olabilir.
Bunun için:
Bazı küçük kanamalar kendiliğinden durabilir. Ancak kanamanın durmuş olması altta yatan problemin ortadan kalktığı anlamına gelmez.
Kanamanın nedeni araştırılmalıdır.
Kanlı kusma, kahve telvesine benzeyen kusma ve siyah katranımsı dışkı en önemli belirtiler arasındadır.
Yavaş kanamalarda ise halsizlik ve kansızlık ön planda olabilir.
Kontrol altına alınmayan ciddi gastrointestinal kanamalar önemli miktarda kan kaybına yol açabilir ve hayati risk oluşturabilir.
Bu nedenle aktif kanama belirtileri acil değerlendirme gerektirir.
Mide ve üst gastrointestinal sistem hastalıkları çoğunlukla gastroenteroloji uzmanları tarafından değerlendirilir.
Ancak aktif kanama belirtileri varsa acil servise başvurulması gerekir.
Standart röntgen mide kanamasının değerlendirilmesinde temel yöntem değildir.
Endoskopi, BT anjiyografi ve gerekli seçilmiş durumlarda anjiyografi gibi yöntemlerden yararlanılabilir.
MR görüntüleme akut gastrointestinal kanama değerlendirmesinde genellikle ilk tercih edilen görüntüleme yöntemi değildir.
Uygun yöntem hastanın durumuna göre hekim tarafından belirlenir.
Mide kanaması neden olur sorusunun erken dönemde yanıtlanabilmesi kanamaya yol açan hastalığın belirlenmesini sağlar.
Ülser, gastrit, enfeksiyon, damar anomalisi veya farklı bir hastalığın ayrıştırılması uygulanacak tedaviyi doğrudan etkileyebilir.
Bu nedenle yalnızca belirtileri geçirmeye çalışmak yerine kanamanın nedeninin belirlenmesi gerekir.
Laboratuvar testleri, endoskopik inceleme ve gerekli durumlarda radyolojik görüntüleme yöntemleri birlikte değerlendirilerek tanı süreci oluşturulabilir.
Gastrointestinal kanamaların değerlendirilmesinde öncelikli yöntem her hastada aynı değildir.
Özellikle endoskopi üst gastrointestinal sistem kanamalarının değerlendirilmesinde önemli bir yere sahiptir.
Bununla birlikte hekim tarafından gerekli görüldüğü durumlarda bilgisayarlı tomografi ve BT anjiyografi gibi radyolojik görüntüleme yöntemleri tanı sürecine katkı sağlayabilir.
HSM Radyoloji’de uygulanan görüntüleme yöntemleri, hastanın mevcut şikâyetleri ve doktor yönlendirmesi doğrultusunda tanı sürecinin desteklenmesi amacıyla kullanılabilir.